"Ömrümün Takvim Yaprakları"

24.03.2020 21:19
     Uzun zamandır blog için kalemi elime almıyordum. Son olarak geçen yıl bir röportaj yapmıştım. O günden beri bloggerlık alanındaki bazı düşüncelerimi hayata geçirebilmek adına plân kurarken, bir de baktım siteyi ihmal etmişim. Eski yazılarımı elden geçirmeyi ihmal etmedim ama. Üstünden kaç zaman geçerse geçsin, her kontrolde birtakım hataları fark edebiliyorsunuz çünkü. Dijital yayıncılığın en iyi yönlerinden bir tanesi budur: Güncelleme özelliği.
     Osmaniye Ozanlar, Şairler ve Yazarlar Derneği'nin (OŞYAD) web sitesini incelerken, Osmaniye'de birçok edebiyat sanatçısının varlığından haberdar oldum. Bu sanatçıların içinde; ilk eserini 2018'de yayınlayan şair Ramazan Eren'e ulaşıp, kendisiyle röportaj yapmak istediğimi belirttim. Hemen olumlu dönüş yaptı. Birkaç gün içerisinde de, "Ömrümün Takvim Yaprakları" adlı şiir kitabını gönderdi. Lâkin gel gelelim, dünyayı kasıp kavuran Corona virüsünden dolayı dünyalılar olarak evde durmamız bizim yararımıza olacağı için, röportajı kitap tanıtım yazısına çevirmeyi kararlaştırdık. Umarım böylesi de makbule geçer.
     104 sayfalık kitabın arka kapak yazısını okuduğum an, eser beni kendine çekmeyi başarıverdi:
     "Yalnızlık, çaresizlik, terk edilmişlik ve sevda... Hepsi, insanoğlunun kaçınılmaz duyguları ve muhtemel akıbeti. Öyleyse bizler de şiirden alalım payımıza düşeni."
 
   Ömrümün Takvim Yaprakları - Ramazan Eren - OŞYAD  
     100 şiirden teşekkül eser.
     Şair Ramazan Eren, duygularını basit ve yalın bir üslûpla mısralara dökmüş; saf ve samimî olarak... Özleminde, sevgisinde o saflığı ve samimiyeti şüphesiz anlıyorsunuz. Nasıl bir umutsuzluk, çaresizlik çukuruna düştüyse artık! Bu çıkmazın verdiği manevî acıyı atlatmanın veya hafifletmenin yolunu sanatta aramış; kaleme ve kâğıda sarılıp içini dökmüş. Ben böyle mış'lı, -müş'lü anlatıyorum ama bunlar benim tahminim. Yani ben, Ramazan'ın bu şiirleri hayalî birisine yazdığını sanmıyorum. Mevzunun bu kısmı onun özeli olduğu için uzatmayacağım. Fakat şurasını demeden de geçmeyeceğim: Hissiyatını günlük tutar gibi yazmak bir yana; yazdıklarını kitaplaştırmak hem cesaret işi, hem de örnek alınası bir hareket. Okumayı ve yazmayı seven insanları kendi adıma özel bulurum. Çünkü âcizane ben de bu sanatı sevdiğim için, o özel insanların varlığı şevkimi artırır. İşte Ramazan'a bakış açım böyledir.
     Sanatçılara ilham veren, hisleri ve tecrübeleridir. Acılardan, hasretlerden, umutlardan, sevinçlerden beslenirler. Her cümlenin, hatta her kelimenin bile bir hikâyesi vardır. Yaşanmışlıklar insanın ufkunu açar, üretkenliğini artırır.
     Şair Ramazan Eren'e sanat yolculuğunda kolaylık ve başarı diliyorum. İlhamı kesilmesin, okuru çoğalsın; kalemine kuvvet, zihnine ve gönlüne sağlık...
 
Sen Yokken
 
Hayal kurdum,
Müzik dinledim,
Şarkılara eşlik ettim,
Bağırdım çağırdım,
Kuşların sesini dinledim,
Suyun akışını seyrettim.
Sen yokken ne gelmedi ki başıma!
Uykularım haram oldu,
Geceler haram oldu.
Geçmek bilmiyor zaman,
Sen yokken,
Bittim resmen.
Geri

Yazı hakkındaki görüşünüz

Yorum bulunamadı.

Sitede ara

İzinsiz ve kaynak belirtmeden içerik kullanmayınız.