Kontrol Edilemez Görgüsüzlük

02.11.2017 06:45

Medyanoz’daki ilk yazıma özgün bir konuyu yorumlayarak başlasam daha iyi olabilirdi ama aşağıda kaleme aldığım meseleyle siteye giriş yapmam da fena değil aslında…

Onlarca kez eleştirildi. Belki milyonlarca kişi tarafından milyonlarca kez daha eleştirilse, kaale alan ender bulunur galiba.

Sosyal ağlarda yemekli fotoğraf, hatta yemek fotoğrafı (ilkinde sofrayı manzara yapmayı kastettim, diğerinde sırf donatılmış sofrayı…) paylaşma furyasının çığırından çıktığına inanıyorum. Nitekim bu furyaya kendini kaptıranların kime, neyi ve niçin ispatlamaya çalıştıklarını ise anlayamıyorum.

Pasta, börek, çörek, çorba, kebap, pilâv, lâhmacun, tatlı, meyve…

Hani; yaş günü partisi veya düğün yemeği olsa insanı gıcık etmez. Çünkü ortada bir amaç var. Fakat vaziyetin furya noktası amaçsız fiil…

Bu problem benim açımdan ne zaman sinir bozucu hâle geldi; anlatayım…

Facebook listemdeki bir arkadaşın albümlerine bakıyorum. Her albümde en az üç tane, sofralı fotoğraf olmazsa olmaz sanki…

Aşkitomun meyve keyfi.”

“Bugün de mangal yakalım, dedik.”

“Balığa gel. Izgara yapıyoruz.”

“Allah’ım, verdiğin nimetler için Sana şükrediyoruz.”

İnsanlardan bazısı sanırım dua etmeyi unuttu. Bunun adı sanal Müslümanlık! Hakikatle ilgisi yok. Benim bildiğim; eller açılıp öyle yakarılır veya şükredilir. Bunu ümmet-î Muhammed’e ilân etmek, dini oyun, eğlence ve şov aracı gibi kullanmak değil de nedir? Ağzındaki lokmayı gevişlerken poz verenler ise zevkten dört köşe… Nasıl bir haz duyuyorsa artık! Sanki dünyada yemek yiyebilen sadece kendileri.

“Edebi edesizden öğren” öğüdünden yola çıkarak, ilkelliğin teknolojik versiyonuna ayak uydurmadığım için kendimle iftihar ediyorum. Prestij satılmıyor ya…

“Ayıptır söylemesi; akşam yemeğinde…”

“Yediğin, içtiğin sana kalsın. Neler gördün; onu anlat” demek bir görgü alâmetiyse; yediğini, içtiğini el âleme bildirmek görgüsüzlük alâmetidir!..

12 Aralık 2015 (Medyanoz.org)

Geri

Sitede ara

E-Mail: alidemiral@yandex.com