Bir 6 Temmuz günü Hatay'ın Erzin ilçesinde dünyaya geldim. 

8 Ocak İlköğretim Okulu'nda ve Yeşilkent Lisesi'nde okudum. 

Gazeteciliğe nereden merak sardığımı ve nasıl bulaştığımı soracak olursanız: Henüz ortada hiçbir şey yokken, lise son sınıfta okuduğum yıl, el yazması bir "gazete" çıkarmak ilham oldu bana. Evimde, çevremde, okulumda karşılaştığım, yaşayıp kayda değer gördüğüm olayları, durumları amatör olarak, gazete biçiminde ayda bir kaleme alıyordum. A Gazetesi adını vermiştim eserime: İsmimin baş harfi; Ali'nin A'sı. Bir kuzenime okutuyordum sadece. Hatta kuzenim benden etkilenerek kendisi de bir "gazete" yazmaya başladı. Onun okur kitlesi benimkine göre daha genişti. Çünkü gazetesini okuluna da götürüyordu. Dönemin Erzin İlçe Emniyet Müdürü'nün bile dikkatini çekmişti. Emniyet Müdürü, kuzenime gazetede yer vermek üzere toplumsal konularla ilgili bilgi aktarıyordu artık. O an fark ettim ki; basının önemi, değeri, rolü epey büyük. Bunu fark etmesine ettim ama bir başka kuzenime sinirlenerek el yazması gazeteyi yırtmıştım. Azıcık pişmanlığım yok değil.

İlk gazetecilik deneyimimi İskenderun Olay gazetesinde edindim. Başlangıç şu şekildeydi: İskenderun'da yaşamadığım için, oradaki akrabalarıma güvenerek başvurmuştum işe. Haklılık payları var; böyle bir durumu onaylamadılar. Ve ben 1 hafta boyunca Erzin-İskenderun-Erzin seferi yaptım. Ekonomik açıdan bu şartlarda daha fazla dayanamayarak gönülsüzce bıraktım işi. 

Yaşadığım yerin Erzin Postası ve Yeşilkent Haber gazetelerine yerel konulu yazılar yazdım, röportajlar yaptım. Övünmek gibi olmasın; diğer yazarlara da ilham periliği yapmıyor değildim hani! Hatırımı saymak şöyle dursun, adamlar beni ya görmezlikten geliyor ya da ezmeye yelteniyordu.

Yine Adana'da kısa süreli muhabirlik maceralarım oldu.

Yaklaşık üç yıldır Medyanoz.org sitesine yazılar yazıp, röportajlar yaptım. 

Basın açıklamalarına, gösterilere, eylemlere veya olay yerine giden muhabirlikten ziyade; tanınan, saygın bir röportajcı olmak istiyorum. Yani kayda değer mevzularda, muhatabıyla baş başa görüşüp klâsik tarzda ses getirici, ilginç röportajlar hazırlayan bir yazar... 

Bana göre röportaj, haberden ve köşe yazısından daha etkili ve önemli.

Yazmak benim için hobilikten çıktı, alışkanlığa dönüştü. Bir şeyler yazıp da yayınlatmazsam kendimi eksik, aç hissediyorum. Öyle dört dörtlük yazar olduğumu sanmayın; kendi çapımda kalem oynatıyorum işte...